YAZA ÇILGIN GİRİŞ


Merhaba. Hava olayları ile ilgilenen ve havaya meraklı, kar yağışı görebilmek için bir çok şeyden vazgeçebilecek insanları hayal kırıklığına uğratan ve 2007′den bile daha kötü bir kış olabileceğini bizlerin suratına tokat gibi çarpan 2014 kış mevsiminin ardından güzel geçebilecek bir bahar, üzüntülerimizi bize bir nebze unutturabilirdi. 2014 kışını gördükten sonra bahar ayının mevsim normallerinde yağış ve sıcaklık ile geçmesi bile bizim için yeterli olacaktı. İlkbahar tam da istediğimiz gibi geçti. Sıcaklıklar normallere yakın, yağışlar ise neredeyse normallerin üzerinde gerçekleşti. 2014 kışının olumsuz etkilerini yavaş yavaş üzerimizden atıyorduk.

Ancak yaz mevsimi iyiden iyiye yaklaşıyordu ve özellikle İstanbul gibi dört bir tarafı kıştan kalma soğuk deniz tarafından hapsedilmiş bir kentte konveksiyona bağlı yağışların soğuk denizi görünce kuyruğunu kıstırmasını, radar da içten içten erimesini, Marmara’da tükenmesini İstanbullular her zaman çok defa acı bir şekilde tecrübe ediyorlardı.

Ancak bu defa böyle olmadı. 30 Mayıs’ta başlayan çılgın olaylar silsilesi yılın en uzun günü olan 21 Haziran’a kadar aralıklarla devam etti. Yani İstanbul’un belki de yağış açısından en kısır döneminde gerçekleşen bu ekstrem olaylar bize 2014 kışını neredeyse unutturup 2014 ilkbahar sonu, yaz başını ileride torunlarımıza anlatacağımız bir efsaneye dönüştürdü dersek bile fazla mübalâğa yapmış olmayız.

Bu durum sadece İstanbul için geçerli. Çünkü Türkiye’nin iç bölgelerinde zaten hava bu dönemde her daim olaylıdır ve bu durum da son derece normaldir. Pek normal olmayan şey ise İstanbul’un bu dönemde bu olayları yaşamasıdır.



Son 3 haftada ki sistemler silsilesinin ilk başlangıcı 30 Mayıs oldu. Ancak 41125 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da zaman zaman yaşanan ekstrem olaylar bu zincirin belki de ayak seslerini oluşturuyordu.

30 Mayıs günü öğle saatlerinde ise ülkenin büyük bölümünde konvektif yağışlar etkili olmaya başladı. Orta Akdeniz’den gelen alçak basınç sisteminin ılık tarafında kalan ülkemizin batı kesimlerinde sıcaklıklar hızla yükseldi. Havanın ısınması, sıcaklıkların hızla yükselmesi kararsızlığa yol açtı ve ülkemizin büyük bölümünde kuvvetli gökgürültülü sağanak yağmurlar meydana geldi.

Aynı günün akşam saatlerinde ise Ankara’da süper hücre oluştu. Aşağıda radar görüntüsü bulunan ve Ankara’da meydana gelen süperhücre aslında Ankara’nın pek yabancı olmadığı bir hadise ama artık önünde İstanbul adında büyük bir rakibi var.

Süper hücre ve raf bulutuna delil niteliği taşıyan Mehmet Göktuğ tarafından çekilen bu video size Amerika’yı anımsatsa da Ankara’dan başka bir yerde değil.

Aynı gün İstanbul’da öğle saatlerinden itibaren gökgürültülü sağanak yağmur ve dolu ile tanıştı. Şehrin bir çok bölgesinden dolu haberleri geldi. İstanbullular sonraki günlerde fazlaca aşina olacağı bu soğuk toparlağı uzun zamandır tanışmamanın verdiği heyecanla biraz fazla şaşkınlıkla izledi. Aşağıda dolu yağışı ve aynı saatlerde ki radar görüntüsü yer alıyor.

30 Mayıs tarihinde Atatürk Havalimanı istasyonunda 34.4 mm. yağış kaydedildi. Bu rakam Mayıs ayı uzun yıllar ortalamasına oldukça yakın.

31 Mayıs’ta ise kütleler bu defa oldukça zayıftı ve şehirde daha çok hafif yağışlar etkili oldu. Atatürk Havalimanı istasyonu sadece 0.6 mm. yağış kaydı yaptı.

1 Haziran’da ise yeniden ısınan hava atmosferdeki enerjiyi artırma görevini üstlenip Türkiye’de ve bu dönemde genellikle elinde patlamış mısırı ile izleyici konumunda bulunan İstanbul’da rengi oldukça koyu mısır patlaklarına yol açtı. 1 Haziran’da bu patlaklardan biri Sefaköy tarafını fena vurdu ve orada yer alan bir istasyon bir saat içerisinde 31.4 mm., toplamda ise 50 mm.ye yakın yağış kaydetti.

Asıl bomba ise 2 Haziran Pazartesi günü patladı. İstanbul’un özellikle iç kesimlerinde spektaküler dolu yağışı meydana geldi. Esenler’de dolu ciddi bir birikime yol açtı. Aşağıdaki uydu ve şimşek haritaları 2 Haziran’a ait.

Aşağıda 2 Haziran radar animasyonu yer alıyor. Gerçekten İstanbul’un iç kesimlerinde oturan kişiler nadir rastlayabilecekleri dolu yağışına tanıklık ettiler. 30 Haziran’daki dolu Sultangazi’de, 2 Haziran’daki dolu ise Esenler’de ciddi birikime yol açtı. Yine 30 Mayıs- 2 Haziran tarihlerinde şimşek ve yağış haritalarına kelimelerin üzerine tıklayıp ulaşabilirsiniz. 30 Mayıs-2 Haziran uydu animasyonu ise aşağıda yer alıyor.

30 Mayıs-2 Haziran arasında ki toplam yağışlara baktığımızda ise şehrin güneyinin kuzeyine göre daha fazla yağış aldığını görüyoruz. Özellikle Florya-Sefaköy tarafı yağışlardan en fazla etkilenen bölgeler olarak göze çarpıyor. Şile tarafları ise bu sistemde en az yağış alan bölge olmuşa benziyor.

3 Haziran’da ise öğle saatlerinde İstanbul’un iç-kuzey bölgelerinde mevzi sağanaklar görüldü. Akşam saatlerinde ise ülkede sıcak cephe yağışları etkili olmaya başladı ve hafif yağışlar etkili oldu.

4 Haziran’da ise akşam saatlerinde itibaren özellikle Anadolu Yakası’nda yeniden gökgürültülü sağanaklar etkili olmaya başladı. 4 Haziran gecesi ise bu defa Avrupa Yakası’nda artık İstanbul klasiği olmaya yaklaşan oraj etkili oldu. Ayın 5 ve 6’sında ise İstanbul’da yağışlar devam etti ancak bu defa yağışlar daha sakin ve genelde gök gürültüsüz bir şekilde etkili oldu. 6 Haziran gecesi özellikle Anadolu Yakası’nda yeniden orajlar pörtledi.

Daha sonra ise yağışlar ayın 16’sına kadar ara verdi. Ayın 16’sında ise öğle saatlerinde İstanbul’un özellikle iç kesimlerinde yine gökgürültülü sağanak yağmur ve dolu etkili oldu. Dolu bu defa ceviz büyüklüğündeydi.

Uydu görüntüsünden de anlaşılacağı üzere gelişmeye başlayıp bütün yükünü İstanbul üzerine bırakacak olan Cb bulutları Hadımköy’de çoğunluğu 1 saatte olmak üzere yaklaşık 48 mm. civarında yağış kaydedilmesine yol açtı.Şehrin sahile yakın kısımlarıda ise genellikle yağış görülmedi.

Ayın 19’unda ise İstanbul’da son zamanların en aksiyonlu hava olaylarının yaşanabileceğini işaret eden model çıktıları bizleri fazlaca heyecanlandırmaya yetmişti.

Günler öncesinden bile modellerin İstanbul’da 2000’nin üzerinde Cape değeri verdiği, -7’lerde Lifted İndex sunup bizi mest ettiği, bizleri heyecanlandırdığı gün gelip çatmıştı. Havada kararsızlık had safhadaydı ve Estofex’te uyarıyı vermişti. Perşembe gününe güneşli bir gökyüzü ile başladık. Ancak aynı saatlerde Trakya’da özellikle Kırklareli‘de kuvvetli gök gürültülü sağanak ve iri dolu etkili oluyordu. Kırklareli‘de bir önceki akşam da yine oraj görürülmüştü.

İstanbul’a ise güneybatıdan, Marmara üzerinden bir süper hücre geliyordu. Öğleden sonra hava bulutlanmaya başladı ve birkaç saat sonra sonra Tuzla’da hortuma sebebiyet verecek o kütle İstanbul’a iyiden iyiye yaklaşmıştı. İlk olarak Büyükçekmece civarından karaya çıkacağı düşünülen ancak sonra yönünü daha doğuya çevirip Anadolu Yakası sahillerinden karaya çıkan kütle Tuzla’da hortum oluşumuna yol açtı. Aşağıda Tuzla’da hortumun oluştuğu anlarda ki radar görüntüsü yer alıyor.

Hortum sahilde bir çok zarara yol açtı. Bir çok sahil sitesi ve iş yerlerinde maddi zarara neden oldu ancak can kaybı görülmemesi sevindirici bir gelişmeydi. Peki bu hortumun rüzgar hızını yaklaşık olarak tespit edebilen bir istasyon var mıydı? Bu soru çok önemliydi çünkü bu tespit, bu hortumun sınıfını da belirleyecekti. Tuzla İTÜ mendirek istasyonu o saatlerde 53.2 m/s. yani 191.52 km/h. olarak rüzgar ölçümü kaydetti. Yani bu hortumun sınıfının F2 olduğunu bize kanıtlayan bir kayıt oldu.

Yukarıda ki gibi bir çok video ve resmin çekildiği bu İstanbul’da nadir görülen doğa olayı yaşandığı sırada Pendik ve yine Tuzla’nın bazı bölümlerinde de neredeyse olgun bir domates büyüklüğünde dolu yağışları meydana geldi.

Gökgürültülü kuvvetli yağışlar İstanbul genelinde kısa aralıkla geceye kadar sürdü. Bu sistem bıraktığı yağış miktarı fazla olmasa da yaşattığı ekstrem olaylar nedeniyle İstanbul’un unutulmazları arasında yer alıyor.

Ancak bu gök gürültüsü bol yağışların tam olarak bitmeye niyeti yoktu ve özellikle İstanbul’un iç kesimlerini çok sevmişti. Burada ki sevindirici gelişme İstanbul’da bu tip yağışların olma ihtimalinin fazla olmadığı ve denizlerin halen tam olarak ısınamadığı dönemde İstanbul’un bu ekstrem sayılabilecek yağışları almasıydı. Çünkü artık denizler ısınma trendine girdi ve İstanbul’da bundan sonra gelebilecek bu şekilde ki sistemlerin denizlerin ısınması nedeniyle erime ihtimali ortadan kalkacak, aksine daha da şahlanarak İstanbul’da etkili olacaklardır. Tabii ki denizlerin ısınması tek başına her şey ifade etmez ancak belirli bir şablonda ki sistemlerde yağışı etkileyici unsur olabilir.

İstanbul’u sevmişti demiştik, 2 gün sonra yine İstanbul’un iç kesimlerinde gökgürültülü sağanaklar, bazı bölgelerde dolu yağışı etkili oldu. Öğleden sonra ise daha çok sonbahar tarzında daha uzun süreli yağışlar görüldü.

Artık İstanbul’da son 3 haftalık süreçte yaşanan bu mükemmel hava olayları son bulmuştu. Bu süreçte hava sıcaklıkları mevsim normallerinin altında, yağışlar ise üzerinde kaydedildi. Basıçta ki dalgalanmalar ve sıcaklığın düşük seyri oldukça etkileyici. Enka istasyonunda yağışlı gün sayısı 11 olarak gözüküyor, bu dönemde bundan iyisi Tuzla’da hortum.

Önümüzdeki günlerde Afrika kökenli bir sıcak hava dalgası sıcaklığı Şile, Ömerli gibi yerlerde 40 dereceye çıkaracak gibi gözüküyor ancak arkasında kuvvetli olmasa da bir serin hava dalgası var, bu serinlemenin İstanbul’da gök gürültülü sağanaklara yol açabilme ihtimali de muhtemel. Ancak şu anda İstanbullular artık doygunluğa ulaşmış durumda, radarda kırmızıdan başka renk, sistemde ekstremden başkasını fazla dikkate alacaklarını sanmıyorum.

Teşekkürler.
OĞUZ AYDIN

Reklamlar

6 Yorum

  1. alsa34 (Sancaktepe/İST)

    Çok ayrıntılı ve bilgilendirici olmuş.Ellerinize sağlık.Öğrencilerime anlatabileceğim ve sizleri kaynak olarak gösterebileceğim bir çalışma…

  2. Çılgın yaza, çılgın bir yazı 🙂 Tebrikler.

  3. Şefik (Güzelçamlı/Kuşadası 20m)

    Tebrik ederim, mükemmel bir yazı olmuş…

  4. Çok güzel bir yazı olmuş teşekkür ediyorum. Zevkle okudum bitmesin istedim 🙂 Allah’ a duam; nice bereketli güzel sistemler alalım, sistem sonunda da bunun gibi bir rapor okuyalım koltuklarımızı kabartarak. Oğuz’ u takip edin, havanız olsun. 🙂 Sağlıcakla.

  5. Söylenecek bir şey kalmamış, mükemmel. Ellerine sağlık.

  6. Yaşadağımız olayları şahane derleyip toplamışsın Oğuz eline sağlık. Benim açımdan da 1 Haziran günü unutulmaz arasında yerini aldı. Ne güzel bir gündü be…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: